Zorlu koşullar için pompa seçimi

Zorlu koşullar için pompa seçimi

Sıcaklık kontrol sistemlerinin zorlu koşullarının pompa seçimini nasıl etkilediğini öğrenin

Sıradan pompalar, belirli standart teknik özelliklere göre tasarlanmıştır. 

Ancak sıcaklık kontrolü alanında pompalar genellikle bu limitleri aşan, örneğin aşırı sıcaklıkta ve yüksek viskoziteli sıvılara maruz kalır. 

Bu bölümde, sıcaklık kontrolü için pompa seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini özellikle iyi bilinen üç akışkan türüne odaklanarak inceleyeceğiz:

Amonyak, propilen glikol ve sıcak su.

Chiller ünitelerinde genellikle tercih edilen soğutucu akışkan amonyaktır.

Nispeten ucuzdur, ozon tabakası delme seviyesi 0.0’dır ve buharlaştığında büyük miktarda ısı emme kapasitesine sahiptir.

Ancak üstün soğutma özellikleri sistemde amonyak transfer eden pompalara daha fazla talep getirir.

Çoğu pompa, -10 °C dereceye kadar sıvıları transfer edebilirken amonyak genellikle -40 °C dereceye kadar sıcaklıklara ulaşır.

Standart bir pompa ile amonyak kullanmak, tehlikeli kaçaklara, tıkanıklıklara ve sonuçta sistem arızalarına neden olabilir. 

Başka bir deyişle bu akışkanla kullanım için optimize edilmiş bir pompa kullanmak gerekir. 

Bu tür bir pompa, kaçakları önlemek için Manyetik Sürücüye veya çift salmastraya sahip olmalı ve bu salmastralar, amonyağın düşük viskozitesinin neden olduğu zayıf yağlama ile çalışabilmelidir. 

Ayrıca tüm kauçuk contalar ve O-ringler, düşük sıcaklıklarda bile esnek kalabilen EPDM gibi bir malzemeden üretilmelidir.

Ayrıca hareketsizken pompa dışında buz oluşması riski de göz önünde bulundurulmalıdır. 

Buz, motor ile pompa mili arasındaki kaplini bloke ederek pompanın çalışmasını önler. 

Bunu önlemek için pompa, izolasyon matları veya tercihen ısı izleme kullanılarak uygun bir şekilde yalıtılmalıdır. 

Şimdi, amonyak yerine genellikle propilen glikolün kullanıldığı soğutma sisteminin sıcak tarafına bakalım.

Propilen glikol, amonyaktan daha ucuzdur, tehlikesizdir ve amonyak gibi dış sıcaklık 0 °C'nin altına düştüğünde donmaz.

Bu nedenle örneğin soğutma kulelerine son derece uygundur.

Propilen glikol, pompa seçimi açısından da özel önlemler gerektirir:

Öncelikle sıvı viskozitesi, musluk suyunun 100 katına kadar çıkabilir ve bu, pompaların motor kapasitesi üzerinde ciddi talep oluşturabilir.

Bu teknik zorluğun üstesinden gelmek için pompalarda, belirli yüke göre tasarlanmış büyük boyutlu motorlar kullanmak gerekir.

İkincisi, propilen glikol kaçağı durumunda sıvı kristalize olur salmastra yüzeyine zarar verebilir. 

Glikol konsantrasyonuna bağlı olarak bu kristalleşmenin oluşmasını önlemek için genellikle çift salmastralı pompalar kullanmak faydalı olacaktır.

Şimdi diğer uca geçelim ve proses ısıtma ile ilgili bir örneğe bakalım:

Kurutma fırınlarına enerji sağlamak için biyokütle kazanlarının kullanıldığı kereste fabrikalarında pompaların 140 °C’ye kadar sıcak su transfer etmesi gerekir.

Ancak normal pompa salmastraları 120 °C’ye kadar dayanır.

Arızayı önlemek için tüm pompalarda, sıcak suyun soğutulan salmastra veya çift salmastraya ulaşmasını önleyecek tek salmastra ile donatılmış olması gerekir. 

Bunun için, salmastra haznesini pompadan ayıran ve termosa benzer bir izolasyon etkisi sağlayan hava soğutmalı üst bölmeli pompalar kullanılabilir.

Başka bir yöntem de salmastrayı her zaman soğuk tutmak için salmastra haznesinde sirküle eden soğutma suyu kullanmaktır.

Özetleyelim:

Amonyak mükemmel soğutma özelliklerine sahiptir ancak düşük sıcaklık, salmastralar, O-ringler ve izolasyona özellikle odaklanılmasını gerektirir. 

Propilen glikol ucuz bir soğutucu akışkan seçeneğidir, ancak sıvı viskozitesi pompada büyük motor kullanılmasını gerektirir.

Endüstriyel proseslerde ısıtma için sıcak su kullanılır. 

Bu prosesler 140°C üzerinde sıcaklıklar gerektirir ve bu da salmastraları her zaman çalışır halde tutmak için özel önlem gerektirir.